Hokka ile kalemi ve yazmakta olan şeyleri tanıklığa çağırıyorum.

blog'a geri dön

18 yorum var - 26 Temmuz 2008 21:43

sen gidersin bu kent üstüme yıkılır
çiçeğe su vermez yaşar usta
neyine üflemez akid dede
bütün trafik ışıkları kırmızıda kalır..

su kenarında soğur ince belli çay
her nezaret, hane olur içime
tarlada salınmaz başak
kırılmaz aynalar
ötmez kuşları semalarımın
canıma sel eylediğim
sen gidersin bu kent üstüme yıkılır..

sen gidersin
bu kent
üstüme
(işlemediğim bir suç gibi)
yıkılır!...
kendi kentime sürgünüm hey gözlerini yeşilden çalan çocuk
kendi kendime yolculuğum gibi
su kıyısı laflarım var sana
gitarımda biriktirilmiş
iç (bir) el için
yıllar tarafından öğretilmiş..

demir çarık çelik asa
pusuya düşürülmüş gülümsemelerle ruhumda
bu kentten o kente getireceğim kendimi a çocuk
ki kendini kendi/sizliğiyle tütsülemiş!.....

vay ömrümün yol delisi yanı
kolonya kokan otobüslerde kaldı gençliğim
sâhi,sen var mıydın otogarlarda?..

nerde bir kavga dursa
orda başlıyor yurdum
(dâhildir elbet yeşil de olsa bursa...)

ucube der ki hiç bir kent öldürmez insanı diyarbekir kadar
yolcu da bir kelam etsin naçizane
hiçbir kent öldürmez insanı bence
sürüldüğü kent kadar!.....

kendim kendime sürgün
kentim kendine
çok vurdular da yılmadım
sığındım rengine!....
gök-
yüzüne düştük
ki düştük gerçekliklerinin masalında
akorlar bulduk usulca
ak kor olmuşken içimiz
sahilden çaldık gülüşlerimizi
gözyaşımızı buluttan sağdık
duman olduk bir zaman
cennet için cehheneme katlandık
soğudu ateşi cinnetin
kendimizi kent yaptık
kuşlar yürümeyi öğrendi kanatlandık
kanadıkta kanadık ama kanatmadık
anladık ki insan kendine yolcu
anladık ki insan kalbine yolcu!........

kendi kentine dönebilmeli insan
kendi kendine döner gibi
her sokakta bir izi olmalı
bebeğe gülümser gibi...

kendi kentinden gidebilmeli insan
kendi kendine küser gibi
her yaprak ıslanmalı giderken
ölümlere ağlar gibi...

bu şehrin sokaklarıdır
bir gölgelik çınar altı bulamadığımız
denizinden mavilik çalıp
düşümüze katık yaptığımız...

bu şehrin sokaklarıdır
başka şehirlerin sokaklarından tanıdığımız
yağmurundan gözyaşı alıp
gök-yüzüne akıttığımız!...
...
..
.
belki de ondandır hep kendine yolcu olmamız
biz bu şehrin çıkmaz sokaklarıyız!...

■ H. Kalyoncu ■

depresifik  26 Temmuz 2008 21:49  

... duygularımın acıtan keskinliği, en mutluluk verici olanların bile, duygularımın mutluluk veren keskinliği, en acıtanların bile ..

blackvitruvius  26 Temmuz 2008 21:49  

eyw kere eyw.. dai.. :) bende fon müziği ariyordum...

tşk sanada can... yerinde bir ek.

momento mori  26 Temmuz 2008 21:58  

sen gidersin
bu kent
üstüme
(işlemediğim bir suç gibi)
yıkılır!...

MONZA  27 Temmuz 2008 14:23  

"anladım ki insan kendine yolcu
anladım ki insan kalbine yolcu!.."

yeni bi yazısı galiba bu yolcunun ?
ne iyi geldi..

vavieeeeen  27 Temmuz 2008 16:25  

2006 arşivinden...

momento mori  27 Temmuz 2008 16:26  

sen gittin
bu kent bomboş
bu kent üzerimde buyuk bir harabe
ben kendi kentimde gurbetçi
alıştığım hiç bir hane kalmadı
alışkanlıklarım zaafım oldu sayende....

demek geldi içimden:)

simaLL  27 Temmuz 2008 20:06  

sağlam gelmiş içinden.

momento mori  27 Temmuz 2008 21:27  

seni okudum mu böyle oluyor
bilmem neden

simaLL  28 Temmuz 2008 00:02  

..:: Su Kıyısı Laflarım Sana ::..

bu yukarida yazanlar ne dio :)

by architect  28 Temmuz 2008 00:06  

su kıyısı mı sanmış millet kendini
hee ben de onların içindeymişim gibi dimi
ama değil
ben de su kıyısına laf attım gettim:))

simaLL  28 Temmuz 2008 00:12  

lan olm bera ne adamsin lan

momento mori  28 Temmuz 2008 09:56  

sarhoşmusun :)

momento mori  28 Temmuz 2008 09:56  

sarhoşlar kadar sacmalamışım dimi
ya gecenin bi yarısı idi
ve biz berayla feci acıkmıştık
böyle şeyler cıkmıs o an
kusura bakma morimm :))))

simaLL  28 Temmuz 2008 14:38  

bera ne zaman doydu ki_

momento mori  28 Temmuz 2008 15:06  

canıma gel eylediğim...

temmuzda  31 Temmuz 2008 10:58  

çınar lar yok oldu birer birer...

kimsessiz  06 Kasım 2008 20:46  

ya da hiç olmadılar.

momento mori  10 Kasım 2008 17:45  
bu yazıya puanı basanlar: